24 Eylül 2010 Cuma

Terazi'nin Kefesi

Mantığımın sesi: "Aşk tüm zamanların en abartılmış duygusudur bunun karşısında aşkın her türlüsünün güzel olduğu da mantıkla ispatlanabilir" diyor ve ekliyor; "Ancak sorun işin hüsran yüzündedir. Ne kadar yüksekten düşerse o kadar çok parçalanır. Birinin hayatındaki seçilmiş kişi olmak fikri mitoslara ve depresyonlara konu olmaktan öteye geçemez. Oysa en yalın haliyle en az iki kişinin ilişki kurması denebilir buna. Gerisi, ne ilişkisi olacağı, üzerine konduracağımız anlamlara kalmış. O kadar ki paralel bir evrende insanlar "Hangi bakkaldan alışveriş etmeliyim, o bana en taze yumurtaları verecek seçilmiş kişi kim?" diye dolanarak beğenmediği her yumurtadan sonra 6 ay depresyon tedavisi görüyor olabilir. Bu gayet mümkün."

Mantığın ve bilginin sesini fazla dinlemek kimi zaman delirtebiliyor insanı. Temelsiz isteklerimizi bir hamlede çırılçıplak bırakabildiğinden olmalı... Mantığım ardarda tokatlarla 'sırf iyiliğim için' hacamat ediyor beni. "Kendine gel, bunu yapma, yapsan da kendini anlatma!" Ama argümanlarını boşa çıkaracak bir ispatım var, o bundan habersiz.

- Elbette hak veriyorum temelsiz bir hissin peşinden koşturmanın beyhudeliğine, ama elinizde bunu ölçebilecek terazi nerde? Benim kararlı ve inançlı olmam bozmaz mı terazinizi?

Hislerin sesi, bunu duyunca başını bulutlardan kaldırdı ve uykulu bir sesle dedi ki: "Hissediyorsan doğrudur. Hisler hakkındaki yegane doğru da budur." ve yavaşça devrilip yine bulutlara karıştı. Bunu duyunca korktum biraz. Biraz uykum geldi. Biraz susadım. Tam kaçacakken paçamdan yakaladım kendimi. "Hissetmiyorsan yoktur." dedim.

Böyle ikisinin arasında kalmak Turgut Abi'yi hatırlattı bana:

Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama ağaçlar şöyleymiş
Ama sokaklar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yan gelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Ben tam dünyaya göre
Ben tam kendime göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.

Tel  Cambazının Tel Üstündeki Durumu - Turgut UYAR


Az kalsın ne diyeceğimi unutuyordum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder